TANRI NEDEN MİLLETLERİN ARASINDAN, KENDİSİNE HALK OLARAK İSRAELOĞULLARI'NI SEÇMİŞTİR?
1. İsrael'in Atalarının Erdemi (Zehut Avot) Sebebiyle
Tanrı, Avraam (İbrahim), Yitshak (İshak) ve Yaakov’un (Yakup'un) sadakati, inancı ve erdemleri nedeniyle onların soyuna özel bir görev ve sorumluluk yüklemiştir.
Tevrat’tan:
“Seni, atalarına ant içtiği için seçti...” (Tesniye/Devarim 7:8)
Yani bu seçim, bir lütuf olduğu kadar, ataların Tanrı’ya olan sadakatinin bir sonucudur.
2. Görev İçin Seçildiler, Üstünlük İçin Değil
Yahudi kaynaklarında, bu seçimin bir "ayrıcalık"tan çok "ağır bir görev" olduğu vurgulanır.
“Or Lagoyim – Uluslara Işık Olmak” (Yeşayahu 42:6)
İsraeloğulları, Tanrı’nın tekliğini, adaletini ve merhametini dünyaya yayma sorumluluğunu üstlenmiştir.
3. Sayısal veya Güç Olarak Değil, Ruhsal Potansiyel Olarak Seçildiler
Tesniye 7:7:
“Tanrı sizi seçti çünkü siz diğer halklardan daha kalabalık olduğunuz için değil; bilakis siz en küçüklerindendiniz.”
Buradan anlaşılır ki, seçim maddi veya dünyevi bir üstünlükten değil, ruhsal bir misyondan kaynaklanır.
4. Özgür İrade ile Seçimi Kabul Ettiler
Sinay Dağı’nda Tora’yı (Tevrat'ı) kabul ederek bu özel sorumluluğu gönüllü olarak üstlendiler. Midraş’a göre diğer halklara da bu teklif (Tora'nın verilmesi) sunulmuş, ancak diğer milletler bunu kabul etmemişlerdir.
5. Seçim Kalıcı mı?
Yahudi öğretisine göre bu seçim, bir tür "evlilik bağı" gibidir ve sonsuzdur. Fakat seçilmiş olmak, günah işlediklerinde daha ağır bir ilahi yargıya maruz kalmalarına da yol açar (Amos 3:2: “Bütün halklar arasından yalnız sizi tanıdım; bu yüzden suçlarınızdan dolayı sizi cezalandıracağım.”).
Özetle:
Tanrı, İsraeloğulları’nı bir misyon halkı olarak seçmiştir: Tanrı’nın adını yüceltmek, insanlığa doğru yolu göstermek ve ahlaki bir model olmaları için. Bu seçim, dünyevi bir üstünlük değil, ağır bir sorumluluğu ve bazen de ağır bedelleri beraberinde getirir.
TALMUDİK PERSPEKTİF
1. Ulusların Teklifi Reddetmesi (Midraş Teması)
Midraş (Sifre Devarim 343, Mehilta de-Rabbi Yişmael): Tanrı, Tora’yı insanlığa vermeden önce, onu tüm milletlere teklif etti. Edomlulara sordu: “Tora’yı kabul eder misiniz?”
Edomlular Sordular: “Ne yazıyor?”
Tanrı: “Öldürmeyeceksin.”
Edom: “Biz atamız Esav’ın soyuyuz, kan dökmek bizim doğamız!”
Yişmaeloğulları'na (Araplara) sordu:
“Ne yazıyor?”
“Çalmayacaksın.”
“Bizim geçimimiz ticaret ve bazen hile, hırsızlıkladır!”
Diğer milletler de bunu farklı gerekçelerle reddettiler. İsraeloğulları ise “Na’ase ve Nişma” (Önce yapacağız, sonra anlayacağız) diyerek kayıtsız şartsız kabul ettiler.
(Şemot 24:7, Talmud Şabbat 88a)
2. Talmud Bavli – Şabbat 88a
Bu seçimi "zorla" kabul ettikleri de rivayet edilir: “Tanrı, İsraeloğulları’nın başına dağın kendisini kaldırarak tehdit etti: ‘Eğer Tora’yı kabul ederseniz ne ala, yoksa burası mezarınız olur!’” Bu, sorumluluğun ciddiyetini ve bu seçimin kaçınılmaz ilahi planın bir parçası olduğunu gösterir. Ancak Purim’de (Ester zamanında) bu seçimi tam anlamıyla gönüllü hale getirdiler (Şabbat 88a).
3. Seçilmişlikten Kaynaklı Sorumluluk (Amos 3:2)
Talmud, İsraeloğulları’nın daha ağır bir yargıya tabi olduğunu sık sık hatırlatır; “Bütün halklar arasında yalnız sizi tanıdım; bu yüzden suçlarınızdan dolayı sizi cezalandıracağım.” Bu bağlamda, seçilmişlik "imtiyaz" değil, daha büyük bir "yük" ve "hesap verme" gerektirir.
KABALİSTİK PERSPEKTİF
1. İlahi Işığın Taşıyıcılığı (Ohr Ein Sof ve Kelim)
Kabalistik anlayışa göre, Tanrı’nın sonsuz ışığı (אור אין סוף – Ohr Ein Sof) dünyaya ancak uygun “kaplar” (kelim) aracılığıyla inebilir. İsraeloğulları’nın ruhları, bu ilahi ışığı taşıyabilecek ve yeryüzüne aktarabilecek özel bir kapasiteye sahiptir (Zohar, Bereşit 47a). Diğer milletler, potansiyel olarak bu seviyeye ulaşabilir, ancak henüz ruhani yapıları bu düzeye ulaşmamıştır.
2. Neşamot ve Ruhların Kaynağı (Zohar & Arizal)
AriZal’a göre (Etz Chaim), İsraeloğulları’nın ruh kökeni, Adem’in günahından önceki “Yüksek Ruh” (Neşama Elyona) düzeyindendir. Diğer milletlerin ruhları ise daha ziyade “nefeş” ve “ruach” seviyesinde kalmıştır. Bu yüzden İsraeloğulları, ilahi bilgeliği ve kutsiyeti daha doğrudan kavrayabilir.
3. Tikun Olam (Dünyanın Tashihi)
Kabalistik düşüncede, İsraeloğulları’nın misyonu Tikun Olam – dünyanın eksiklerini onarmak ve kutsallığı dünyaya yaymaktır. Bu süreçte, diğer uluslara da ilahi gerçeği aktarmakla yükümlüdürler.
Zohar (Va’era 32b):
“İsraeloğulları olmasaydı, dünyanın varlığı sürmezdi; çünkü onlar ilahi bereketin kanalını dünyaya çekerler.”
4. Seçim Sonsuz mu?
Kabalaya göre, bu seçim sonsuzdur; çünkü Tanrı'nın planı içinde, İsraeloğulları dünyadaki ilahi huzurun taşıyıcısı olarak tayin edilmiştir. Ancak bu, diğer milletlerin ilahi takdirle yükselip ruhsal birliğe katılmayacakları anlamına gelmez. Maşiah (Mesih) zamanında, tüm milletler Tanrı’yı tanıyacak ve manevi bir yükselişe erişecektir (Zohar, Shemot 32a).
Sonuç:
Talmudik yaklaşıma göre bu seçim, ahlaki bir görev ve ağır bir sorumluluk yüklenmektir.
Kabalistik açıdan ise bu seçim, ruhların manevi kaynağı ve evrenin ilahi düzene ulaşması için gerekli bir sistemdir.
ZOHAR'DAN AÇIK VE GÜÇLÜ ALINTILAR
1. Zohar, Bereşit (Genesis) 47a
“İsraeloğulları, Kutsal Kral’ın (Tanrı'nın) çocuklarıdır. Onlar yeryüzünde yaşasalar bile, onların ruhları üst âlemlere bağlıdır. Bu yüzden Tanrı, onlara bakarak dünyayı korur.”
Açıklama: Burada, Yahudi ruhunun kaynağının doğrudan “Yüksek Âlemler” (Olamot Elyonim) ile bağlantılı olduğu vurgulanır. İsraeloğulları'nın manevi görevi, Tanrı’nın dünyadaki varlığını temsil etmek ve bereketi tüm insanlığa yaymaktır.
2. Zohar, Şemot (Exodus) 32a
“Eğer İsraeloğulları olmasaydı, dünya bir an bile var olamazdı. Çünkü kutsiyetin ışığı onların aracılığıyla dünyaya iner.”
Açıklama: Bu pasaj, İsraeloğulları'nın varlığının dünyadaki ilahi düzenin devamı için zorunlu bir unsur olduğunu ifade eder. Kabalistik olarak bu, şefa (ilahi bereket) ve or (ışık) akışının, onların mitsva ve dualarıyla dünyaya aktığını belirtir.
3. Zohar, Va’era (Exodus) 25b
“Tanrı, İsraeloğulları’na, ‘Benim halkım’ demekten büyük bir zevk alır, çünkü onlar Yaratılış’ın sırrını taşır ve İlahi Söz’ü dünyaya duyurur.”
Açıklama: Seçilmişlik burada Tanrı'nın sevgisiyle bağlantılıdır, ama bu sevgi, kutsal görev ve sorumluluk taşımakla doğrudan ilişkilendirilir.
ARİZAL – ETZ CHAİM'DEN ALINTILAR
1. Etz Chaim, Heichal HaNekudim, Sha’ar 1, Derush 2
“Adem’in günahından önce, ruhların tümü kutsal ve saftı; ancak günah sonrası ruhlar, çeşitli katmanlara ayrıldı. İsraeloğulları’nın ruhları, Adam’ın en saf ve yüce parçasından geldi. Diğer milletlerin ruhları ise daha düşük seviyeli katmanlardan türedi.”
Açıklama: AriZal burada, ruhların kaynağıyla ilgili kozmik bir ayrım yapar. Bu, Yahudi ruhunun doğrudan İlahi Işık’tan (Ohr Ein Sof) daha yüksek bir pay aldığı anlamına gelir. Diğer milletler ise kendi ruhsal yükseliş süreçleriyle bu seviyeye zamanla ulaşabilir.
2. Etz Chaim, Sha’ar HaKlalim, Derush 4
“Maşiah geldiğinde, diğer milletlerin ruhları da arınacak ve İlahi Işık’ı almaya layık hâle gelecektir. O zaman Tanrı’nın birliği tüm dünyada kabul edilecek ve herkes O’nun yüceliğini tanıyacaktır.”
Açıklama: AriZal, bu süreçte Bnei Noah gibi Tanrı’ya yaklaşan ulusların, ilahi sistemde yer bulacağını belirtir. Maşiah çağında herkes manevi birliğe kavuşacak, ancak İsraeloğulları bu süreçte öncü ve yönlendirici olmaya devam edecektir.
Şalom.