PESAH BAYRAMI'NI NEDEN KUTLARIZ?
Pesah Bayramı, sadece tarihi bir olayın anılması değil, aynı zamanda bireysel ve kolektif ruhsal bir uyanıştır. Yahudilerin Mısır’daki kölelikten Tanrı’nın eliyle kurtarılması, her nesil için özgürlük, yenilenme ve içsel dönüşümün sembolüdür.
Mısır (İbranice "Mitzrayim") kelimesi, "sıkışıklık" ya da "dar yer" anlamına gelir. Bu da yalnızca fiziksel bir köleliği değil, bireyin içsel sınırlarını, korkularını, bağımlılıklarını ve ruhsal darlıklarını simgeler. Pesah, bu içsel dar alanlardan çıkış çağrısıdır. Her bireyin hayatında kendi "Mısır"ı vardır ve bayramın mesajı, bu kişisel köleliklerden kurtulmanın mümkün olduğudur.
Mayasız ekmek (matza), hem yoksulluk ekmeği hem de arınmış bir benliğin sembolüdür. Kibir ve ego mayası olmadan, sade ve temiz bir kalple yaşamanın önemini hatırlatır. Bu sadeleşme, Tanrı’ya yakınlaşmanın bir yoludur.
Seder gecesi okunan Hagada, geçmişi hatırlarken geleceğe dair umutları da dile getirir. Her bir ritüel, sadece bir gelenek değil, derin sembolik bir rehberdir: acı otlar acı anıları, tuzlu su gözyaşlarını, dört kadeh ise kurtuluşun dört aşamasını anlatır.
Pesah’ın ruhsal mesajı, her zaman yeniden doğabileceğimiz, zincirlerimizi kırabileceğimiz ve gerçek özgürlüğe, her türlü kibir ve egodan arındırılmış saflığa, Tanrı'nın bizden istediği temiz bir yüreğe ulaşabileceğimizdir. Bu özgürlük yazıldığı gibi, sadece fiziksel değil, ruhsal bir özgürlüktür – insanın kendine, yaratıcıya ve başkalarına karşı sorumluluğunu idrak ettiği bir bilgeliktir.